Eğitim, çağdaş toplumun gerekleri ile uzlaşmanın önemli bir aracıdır. Değişim süreci eğitim sistemimizin bu günden yarına hızla kendini yenilemesi gereğini bir gerçeklik olarak karşımıza çıkarmaktadır. Dolayısıyla eğitimde yeni dünyayı tanımlayacak, onun istek ve beklentilerini karşılayacak paradigmalara gereksinim vardır.
Kalitesi yüksek bir eğitimin ana ögelerinden biri, nitelikli ve performansı yüksek öğretmenler ve okul yöneticileridir. Çok hızlı değişim gösteren ekonomik ve toplumsal yaşam, örgütsel yapıyı dolayısıyla öğretmenlerden beklenen örgütsel davranışın niteliğini de değiştirmektedir. Bu nedenle öğretmenlerin performans değerlendirmesi günümüzde hızla önem kazanan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Milli eğitim sistemimizin verimliliği ve etkililiği aynı zamanda öğretmenlerin performansına bağlıdır. Eğitimin en önemli öğesi insandır. Eğitim örgütlerinin ürünü istenen nitelikte değilse, bu durumdan bütün toplum zarar görebilmekte ve niteliksizliğin maliyetini telafi etmek oldukça güç olabilmektedir. Niteliği belirleyen en önemli ögelerden biri de değerlendirme sürecidir. Geleceğin koşullarına göre kendini yenileyebilen, sorun çözebilen, üretebilen ve paylaşan öğretmen kendini yarınlara taşıyabilecektir. Bu nedenle eğitimcinin eğitimi, sürekli değerlendirmelerle iç içe olmalıdır.
Değiştirmeyi düşünmeyen bir inceleme tam anlamıyla inceleneni anlayamaz; inceleneni anlamak da onun çelişkilerini çözümlemeden mümkün değildir Dolayısı ile okul geliştirme çalışmalarının amaçlarını irdelemek için dönemin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel koşullarını da irdelemek gerekmektedir. Çünkü okul geliştirme çalışmaları yaşanan dünyanın koşullarından bağımsız olarak ele alınmamıştır.
Modern anlamda okul geliştirme çalışmaları ilk olarak ABD’de başlatılmıştır denilebilir. Rusların Sputnik’i uzaya fırlatmasından sonra, Amerikalılar eğitim sistemlerini sorgulamaya başladılar. Uzay yarışında Rusların Amerikalıları geçmesinin sebepleri arasında Amerikan eğitim sisteminin eksiklikleri temel nedenler arasındaydı. Amerikalılar ülkelerinde fen öğretimini geliştirmek amacıyla, 1956 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. J. R. Zacharias’ın başkanlığında Fen Bilimleri Çalışma Komitesini kurdular. Komitenin amacı Amerikan ortaöğretiminde fen bilimleri öğretiminin kalitesini yollarını araştırmaktı. Binlerce öğretmen yeniden eğitildi, yeni programlar geliştirildi, proje ile ilgili görevleri yapmak amacıyla her okula gerekli materyal, araç-gereç sağlandı ve geleneksel yollarla ancak yarım yüzyıl alabilecek değişmeler kısa sürede yapıldı
Okul geliştirme ile ilgili çalışmalar, 1970’li yıllardan itibaren giderek artmıştır. ABD, Hollanda, İngiltere, Almanya, Avustralya, Yeni Zelanda, Finlandiya, Kanada gibi ileri kapitalist ülkeler başta olmak üzere birçok ülke bu alanda araştırma yapmış ve çalışmalar yürütmüşlerdir. Etkili okul kavramı bu çalışmalara paralel olarak eğitim ile ilgili alan yazınına 1982 yılından itibaren girmiştir.
ABD’de “etkili okul” batıda özellikle de İngiltere’de “iyi okul” çoğunluklada “okul geliştirme” (School improvement) olarak anılmaktadır. Örneğin OECD/CERİ Uluslar arası Okul Geliştirme Projesi okul geliştirmeyi “… öğretim-öğrenme sürecinin değişimi ve/ veya okulu daha etkili kılmak yoluyla bir ya da daha çok okulda son amaç olarak eğitimsel amaçları başarmak içi içsel koşulların yaratılması” olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü gibi okul geliştirme esasen okulu etkili kılmak olarak anlaşılmaktadır. Okul geliştirmenin temel amacı da okulun problem çözme kapasitesinin geliştirilmesidir. Bunun içinde okula dayalı okul çaplı stratejiler, merkezi değişme stratejilerine tercih edilmektedir Etkili okul ya da okul geliştirmeye bazen “problem çözen okul” da denilmektedir. Bu okulda şu süreçler bulunmaktadır: Okul çaplı inceleme, tutarlı personel geliştirme, değişmeyi yönetme kapasitesi, sürekli program geliştirme.
Etkili okul hareketi giderek tüm dünyada yayılma eğilimi göstermektedir. Bu kavramın değişik ülkelerde uygulamaya konulmasından hem etkili okulun farklı sürümleri diyebileceğimiz yeni kavramlar doğmakta, hem de etkili okul konusundaki anlayışlar arası açıklık giderek genişlemektedir. Okul geliştirme, okula dayalı yönetim, kendini yöneten okul, kendini yenileyen okul ve benzeri kavramlar zaman zaman etkili okula denk sayılmakta, bazen de farklı algılanmaktadır
Okul etkililiği, etkililik hedeflerini gösterirken okul geliştirme, bu hedefleri gerçekleştirme yol ve yaklaşımları gösterir
Yapılan etkili okul araştırmalarının bulguları ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla her ülke kendi koşullarına ve önceliklerine göre “okul geliştirme” modelleri üretebilmeli ve uygulayabilmelidir.
Ülkemizde daha önce yürütülen okul geliştirme çalışmalarından daha çok okulun fiziki ve insan kaynaklarının, okul donanımının geliştirilmesi anlaşılmıştır. Oysaki öğrencilerin yaşam becerilerini ve akademik başarısını geliştirmeyi gözetmeyen okul geliştirme çalışmalarının, öğrencileri “hayata hazırlama” misyonu olduğu iddia edilen okullar için bir anlamı olmayacaktır. (E. EROĞLU)
Niçin Okul Geliştirme?
Ülke olarak, güçlü bir ekonomiye sahip, iyi bir eğitim almış, rekabet gücü yüksek, kendini gerçekleştirmiş insan kaynağı ile yeni bir dünyanın mümkün olduğunu gösterebilme gücümüzün olduğuna inanmamız, inandıklarımızı da gerçekleştirebilmemiz gerekir.
Eğitim, uzun soluklu bir yatırım aracı olmasının yanında ülke kalkınmasında stratejik bir öneme sahiptir. Nitelikli bir eğitim, nitelikli bir yaşamın ve geleceğin güvencesidir. Kalabalık bir nüfusa sahip olmak günümüzde artık çok önemli olmamaktadır. Önemli olan ülke insanlarının ülke ve dünya ekonomisi içinde yarattığı artı değerdir.
Yapılan araştırmalar ulusal gelirdeki artışın bir bölümünün işgücünün eğitim düzeyindeki artışla açıklanabileceğini göstermiştir. Küreselleşme sürecinde Türkiye'nin de rekabet gücünü artırarak yer alması gerekmektedir. Aynı zamanda dünya pazarında pay almayı da ifade eden bu süreç, nitelikli insan gücü yetiştirilmesini ve kalite devrimi ile yaygınlaşacak olan daha kaliteli mal ve hizmet üretimini beraberinde getirmektedir.
Eğitim kurumları ve dolayısıyla okullar, bilgi ve bilgiye dayalı hizmet üretiminde bulundukları ve üretilen bu hizmetin kullanıcılara sunumunu sürekli paylaşıma açtıkları için “bilge örgüt” olma özelliklerini taşırlar. Ayrıca okullar üretim araçlarını ve ortamlarını da paylaşıma açarlar. Sonuç olarak, dünyamızda ve ülkemizde yaşanan değişim süreci, eğitim sürecini olduğu kadar okulu da dönüşüme zorlamaktadır. Artık geleneksel okuldan öğrenen okula geçiş yaşanmaktadır.
Okul Gelişim Planı
Okul gelişim planı; stratejik planda uzun vadeli olarak konulan stratejik amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için bir yıllık süreçte yapılacak iş ve işlemlerin ayrıntılı olarak ele alındığı bir eylem planıdır. Okul gelişim planı okulun mevcut durumu ve gelecekte hedeflenen durumu ile ilgili olarak ihtiyaç duyulan bilgileri düzenler, okulun kısa ve uzun vadeli gelişim hedeflerini tanıtır, gelişimde öncelik taşıyan çalışmaları ve hedeflere ne zaman ulaşılacağını ortaya koyar.
OGYE ÜYELERİ
Okul müdürü,
Okul müdür yardımcısı / yardımcıları
Öğretmen (ikiden az olmaz, I. ve II. kademe temsilcileri bulunur)
Rehber öğretmen,
En az bir destek personeli,
Veli ( ikiden az olmaz),
Öğrenci ( ikiden az olmaz),
Okul Aile Birliği Başkanı,
Sivili Toplum örgütlerinden birer temsilci (Çalışmaların belirli bölümlerine katılır.)
Muhtar (Çalışmaların belirli bölümlerine katılır.)