ELAZIĞ İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet BAĞLITAŞ’ın 12 MART Mesajı

Altı yüz yıllık koca bir imparatorluğumuz yirminci asrın başında dört tarafından kuşatılmış, içerden ve dışardan gelen bin bir türlü saldırı ve ihanetle ayakta duramaz hale gelmişti.  
İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet BAĞLITAŞ’ın 12 MART Mesajı

   Bu koca imparatorluğu yıkarak, her köşesinden kendilerine bir pay kapmayı düşünen içerdeki ve dışardaki düşmanlar kendi planlarını gerçekleştirirken, esarete mahkûm olmamış aziz milletimizin kendi içerisinde başlatacağı milli mücadele ile küllerinden doğacağını hesap etmemişlerdi.

    Doymak bilmez sömürgeciler ülkenin dört bir tarafından kara bulutlar gibi üzerimize çökerken, Anadolu’da fecir aydınlığı halinde milli mücadelenin ilk kımıldanışı çoktan başlamıştı.

   Bu mücadelenin kıvılcımlarını yakan ve mücadeleyi bir meşale gibi parlatan isimlerden biri de Mehmet Akif Ersoy’dur.

   Vatan için, millet için çarpan yüreği, sürekli çalışma halinde olan dimağı, adil ve insanca yaşanabilen bir dünya tasavvur eden Mehmet Akif, milli mücadele bayrağı altına ilk koşanlardan biriydi ayrıca.

   Akif bu zorlu günlerde vatanın bağımsızlığı adına halkı cihada, milli mücadele sancağı altında birleşmeye çağırdı sürekli.  Bu uğurda Anadolu’yu adım adım dolaşan şair gittiği her vatan bucağında: “Bu vatan da kaybedilirse gidilecek yer kalmaz.” diyerek halka milli mücadeleyi anlatarak yüreklere iman ve ümit aşılamaktaydı.

    Hayatı boyunca düşündüğü ve inandığı gibi yaşayan Mehmet Akif’in istiklal mücadelesinde sahada olması, vizyoner kişiliği, vatan, bayrak ve ülke sevgisi bir milli marş yazma düşüncesi oluştuğunda onu akla getiren ilk özellikleri olmuştu.

 

    Ülkemizin karanlık günlerden sıyrılarak aydınlığa yelken açtığı günlerde bir milli marş yazma düşüncesinin oluşması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir yarışma düzenlenmiş, düzenlenen bu yarışmaya katılan 600’e yakın şiirden hiç biri yeterli görülmemişti.

    Bu şiirlerden hiçbiri İstiklal ve milli mücadele ruhunu yansıtacak kudrete sahip değildi.

    Böyle büyük bir güç ve kudreti barındıracak bir şiiri ancak imanıyla, yaşantısıyla Anadolu’nun çektiği ızdırabı hissedebilecek, onun için yanıp kavrulan bir kişi yazabilirdi. O kişi hiç şüphesiz ki milli mücadeleye gönül vermiş, ulusun derdiyle dertlenmiş Mehmet Akif’ten başkası değildi.   Öyle ki onun:

Korkma!

Cehennem olsa gelen

Göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki hak yoludur,

Dönme bilmeyiz…

Yürürüz!

Dizeleri, beklenen marşın çok öncelerden habercisiydi sanki.

   Mehmet Akif, 500 lira ödül konularak açılan İstiklâl Marşı yarışmasına başta katılmamıştır. Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey´in ricası üzerine daha sonra ikna olarak orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliyet´de yayımlanmış, Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17:45´te Milli Marş olarak kabul edilmiştir.

    Milletin ıstırabını derinden hisseden Mehmet Akif, milli mücadelenin ruhuna tercüman olan o büyük ve eşsiz şiir ile söylemek istediği her şeyi en güçlü şekilde dile getirmiştir.

    Vatan topraklarında yaşayan herkesi kucaklayan, herkesin yüreğiyle benimsediği ve kendinden bir parça bulduğu bu şiir, İstiklal Marşı olarak milli mücadelenin en son basamağı olmuştur adeta.

    Vatan Şairi Mehmet Akif ERSOY Hakk’a yürürken bile son nefesinde;  “Bu İstiklal Marşını kimse yazamaz, ben dahi yazamam. Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” diye haykırmıştır.

    İmparatorluk sonrası istediklerini savaşla elde edemeyen emperyalist ve sömürgeci güçler günümüzde bu ideallerini birlik ve beraberliğimizi bozarak, kardeşlik bağımızı ortadan kaldırarak, terör ve terör örgütlerini kullanarak gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.

     Etle tırnak gibi iç içe geçen; Çanakkale’de, Gelibolu’da, Sarıkamış’ta, Halep’te, Şam’da,  Trablus’ta omuz omuza savaşarak şehadet şerbetini birlikte yudumlayan dedelerimizin kardeşlik bağını sürdürmek,  silahla giremedikleri vatan topraklarını kardeşi kardeşe kırdırarak, nifak tohumları ekerek, parçalamaya çalışan tüm gizli ve açık düşmanlara karşı yekvücut olmak hepimizin görevi ve vazifesidir. 

     İstiklal Marşının Kabulünün 95 Yıl Dönümü münasebeti ile Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’u bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, milletimizin birliğine, bütünlüğüne ve kardeşliğine saldıranlara karşı gençlerimizin uyanık olmasını istiyoruz.

 

Akpınar Mahallesi Kolordu Caddesi 23100 ELAZIĞ - 0 424 2385024-25-26-27-28

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.