ELAZIĞ İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet BAĞLITAŞ´ın Öğretmenler Günü Mesajı...

İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet BAĞLITAŞ´ın Öğretmenler Günü Mesajı...

 

Değerli Meslektaşlarım; 

Vatan toprağının değişik bölgelerinde görev yaparken şehit düşen veya ebediyete intikal eden tüm öğretmenlerimizin ve tüm şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, onları rahmet ve minnetle anıyorum. 

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul ettiği 24 Kasım günü, 1981 yılından bugüne Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu anlamlı günü sizlerle birlikte karşılamanın mutluluğunu yaşıyorum.

Öğretmenlik, insanlık tarihinin maddi ölçütü olmayan en kutsal mesleğidir. Her işi bilen, her işi yapan, bilgi deposu öğretmen profili artık yerini; öğrencilerine doğru bilgi kaynaklarına ulaşmayı ve bu bilgiyi nerede kullanacağını öğreten yol gösterici ve rehber profiline bırakmıştır.  

Öğretmenlik mesleği, her şeyden önce bir ideal, gaye ve bir hizmet mesleğidir. Bu mesleğin kutsallığı 15 Temmuz gibi kara bir gecenin yaşanmasının ardından bir kez daha anlaşılmıştır.  

Bu ülke, 15 Temmuz gecesi kendi insanına namlu doğrultan,  kurşun sıkan, milletin iradesinin tecelli ettiği meclisi bombalayan, bizden gibi görünen ama hiçbir zaman bizden olmayan hainleri görmüştür. 

Bu ülkede doğan, büyüyen, bu milletin vergileriyle maaş alan ve tek gayelerinin vatana ve millete hizmet etmek olması gereken bu hainler, ne acıdır ki toplumun her kesiminin olduğu gibi biz öğretmenlerin de kendimiz sorgulamamıza neden olmuşlardır. 

Bu hain girişime karşı duran, eline bayrağını alarak sokaklara dökülen birçok öğretmenimizin şehadet şerbetini içtiğini buradan bir kez daha hatırlatarak şunu ifade etmek istiyorum ki; 

Vatan toprağının her karışında tüm imkânsızlıklara rağmen tüm idealizmi ile görev yapan meslektaşlarım bu ve bunun gibi her hain kalkışmada mutlaka en ön saflarda olacaklardır. Ama bundan daha önemlisi yarınlarımızın teminatı sevgili çocuklarımızı da bu gibi durumlara hazırlayacaklardır. 

Bugün yanı başımızdaki Suriye’de, Irak’ta yaşananları en açık şekliyle gören, hatta birebir yaşayan insanlar olarak o kardeşlerimizin acılarını da paylaşıyoruz. Bu kardeşlerimizin yaşadığı acı durum, eğer millet olma şuurumuz olmasaydı bizlerin de başına gelecekti. 

Bu nedenle, bugüne kadar öğrencilerimize verdiğimiz milli ve manevi değerlerin; başta vatan ve millet sevgisi, bayrak sevgisi, demokrasi, bağımsızlık gibi kavramların ne denli önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. 

Şehadet inancının yüreğimizdeki tüm korkulara siper olduğunu, göğsümüzü tanklara korkusuzca siper ederek canlı bir şekilde yaşarken, namludan çıkan kurşunları göre göre koşan gençlere, yaşlılara, kadın ve erkeklere de şahit olduk. 

Yüreğindeki vatan sevgisiyle iman gücünü harmanlayan milletimize selam olsun! Onların yüreklerine vatan, millet, bayrak sevgisini yerleştirerek iman gücüyle harmanlamayı öğreten değerli meslektaşlarıma da binlerce kez selam olsun. 

Bir kez daha gördük ki, bin yıllık köklü devlet geleneğine sahip olan bu millet, öğretmenlerinin şefkatli ellerinde büyüyerek gelen yeni neslin çınar gibi genişleyen omuzlarında yükselmeye devam edecek, ve bu millet ne bayrağına el sürdürecek, ne de ezanını susturmak isteyen hainlere fırsat vermeyecektir. 

Millet olmanın anlamı zor günlerde bir ve beraber olmak, her türlü acıyı ortak acı saymak ve her türlü ihaneti yekvücut olarak karşılamaktır. Bu da öğretmenlerimizin yetiştireceği milli ve manevi değerlerine bağlı, tarihini ve geçmişini bilen, sorgulayan memleket sevdalısı gençlerimizin sayesinde olacaktır. 

Mensubu olmaktan büyük bir onur duyduğum bu mesleği tüm zorluklarına rağmen ilk günkü idealizm ile vatan ve millet aşkı ile besleyerek sürdüren değerli arkadaşlarım; 

Öğretmenlik bir meslekten ziyade, bir yaşam biçimi, ve bir ömür bir ülkeye adanma biçimidir. 

Bu ülkenin geleceğinin şekillenmesinde pay sahibi olan her nesil bir öğretmenin eseridir. Bir öğrencinin milli ve manevi değerler adına yaşamdan alabildiği her şey öğretmeninin ona verebildiği kadardır. 

Bir sobayı ilk kez bir köy okulunun soğuk duvarları arasındaki sınıfta yakan, kimi zaman çatı aktaran, kimi zaman boya yapan, ağaç diken, hepsinden önemlisi çocuklarımızın yüreklerine sevgi tohumunu eken öğretmenlerimiz; 

24 Kasım sizlerin hatırlandığı yılın 365 gününden bir gün değil, sizlerin hiç unutulmadığınızın sembolik bir göstergesidir. 

Bir öğretmen olarak benim en büyük mutluluğum 6 yaşında bana emanet edilen Mehmet’in, Ali’nin veya Ayşe’nin yıllar sonra karşıma doktor, polis, mühendis, asker, kaymakam, vali veya genç bir meslektaşım olarak çıkmasıdır. 

Adı hafızalardan hiç silinmeyen tek mesleğin sahibi olmanın gururu ve onuru bizlere elbet yeter. Ancak biz, bize yetenin değil, bu millete, bu vatana yetecek olanın peşindeyiz. 

Bizler öğretmenler olarak aydınlık ve müreffeh bir Türkiye’nin yarınları için çocuklarımıza her zamankinden daha çok özen ve ihtimam gösterecek, onları kıymetli bir taş gibi işleyerek birer pırlanta haline getireceğiz. Getireceğiz ki bir daha bu ülkenin yarınlarına göz dikenler, ihanet içinde olanlar bir işe kalkışmadan önce binlerce kez daha durup düşünsünler. 

Bu vesile ile sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi ebediyete intikal eden ve şehit düşen tüm meslektaşlarımızı bir kez daha saygı, rahmet ve şükranla anıyorum. 

 

Ahmet BAĞLITAŞ

Milli Eğitim Müdürü

 

Akpınar Mahallesi Kolordu Caddesi 23100 ELAZIĞ - 0 424 2385024-25-26-27-28

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.